Yüzde Yüz Güldürücü Sonuç!



İnsan beyni simetrik bir yüz ile karşılaştığında o kişinin sağlıklı ve iyi genlere sahip olduğu sinyalini algılar. Uzmanlar insanların ‘simetrik yüzü daha çekici bulma ’özelliğinin evrimle birlikte geliştiğini düşünmektedirler. Simetrik bir yüze sahip kişinin yarattığı iyi genlere sahip olduğu algısı, bu kişinin neslin devamı için de uygun kişi olduğu algısını yaratmaktadır.



Estetik açıdan bakıldığında mükemmel bir simetri ya da asimetrik bir yüz yerine yüzün bölümleri arasındaki ilişkide dengeli bir harmoninin varlığı önemlidir. Kişinin özgün güzelliğini küçük dokunuşlar ile öne çıkarmak ve bu yolla kişiye özel doğal bir görünüm elde etmek tatminkâr sonuçlar sağlayan doğru bir estetik anlayıştır.



Yüzün genel asimetrilerinin yüzde 75’i çene kaynaklıdır. Yüzde 36 orta yüz bölgesinden yani burun, yanak, dudakların olduğu bölümden yüzde 5’i ise yüzün üst bölümünden kaynaklanır. Yüzümüzün sağ ve sol yanı dikkate alındığında; kaşların açısı, gözlerin büyüklüğü ve konumu, yanak kaslarının genişlikleri, burun deliklerinin büyüklüğü, dudak köşelerinin kıvrımı, alın genişliği iki tarafta farklı olabilmektedir. Yüzündeki asimetriden rahatsız olanlar bunu telafi edebilmek için baş pozisyonlarını değiştirmeyi alışkanlık edinebilir. Profil fotoğrafı çekimlerindeki açılar genellikle yüzdeki asimetriyi kamufle etmek amacıyla yapılır.



Profiloplasti kelime anlamı olarak ‘profil estetiği-yüz simetrisi’ olarak açıklanabilir. Plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında son yıllarda rağbet gören profilopasti, yüz orantısını bütünsel olarak ele alan bir cerrahi yaklaşımdır. Estetik müdahalenin planlanması tüm yüz ve boyun yapılarının birbirlerine uyum ve oranı değerlendirilerek yapılmalıdır. Profiloplasti ile bir bütün olarak değerlendirilen yüzün tüm dinamik yapıları arasında oransal denge ve harmoninin sağlanması amaçlanır.



Estetik cerrahide yüzün herhangi bir yerine müdahale etmek yetmez, yüz yapılarının birbiriyle uyumunun sağlanması önemlidir. Örneğin; çene ucunu büyütme veya küçültme planları, buruna yapılabilecek estetik ameliyatın planlamasını da değiştirebilir. Yüzün yandan (profil) değerlendirilmesinde bu durum daha fazla önem kazanır. Profiloplasti kavramı bu ihtiyaç nedeniyle ortaya çıkmıştır.



Profiloplasti ile örneğin burun estetiği yaparken burnun çeneyle, dudaklarla, yanaklarla, alın ve kaşlarla orantısını da gözetip tümünü birbiriyle uyumlu hale getirerek ideal orana yaklaşan çözümler sunulur. Asimetri şikayetiyle kliniğe başvuran hastalar doğal baş pozisyonunda değerlendirilirken burun, alın, dudak, çene ucu ve çene altı bir bütün olarak ele alınır.



Yüzdeki asimetri iyi görünümlü organların da güzelliğinin açığa çıkmasına engel olur. Örneğin başarılı bir operasyon sonrası kusursuz bir burun elde edilse de bu burun tüm yüz oranıyla değerlendirilmediği takdirde arzu edilen sonuca ulaşmak mümkün olmaz. Hatta yüz bölgesindeki oransızlık, burnu olduğundan daha kötü bile gösterebilir. Bu nedenle rinoplasti (burun estetiği) hastalarını tek başına burun estetiği açısından değerlendirmek yeterli değildir. Operasyon öncesi değerlendirme yapılırken burun ile birlikte elmacık kemikleri, yanaklar, dudaklar, çene ve alın da incelenmelidir.



Gelişen teknoloji sayesinde 3D (üç boyutlu) programlar yardımıyla yüzdeki açılar ve estetik alanların sayısal ölçüm değerlerinin simetrik analizi yapılabilmektedir. Ayrıca ameliyat sırasında yapılacaklar kişinin kendi fotoğrafı üzerine uygulanarak hasta ve hekimin hemfikir olmasına, hastanın planlama sürecine aktif olarak katılarak, ameliyata ne yapılacağını bilmenin gönül rahatlığıyla girmesine olanak sağlamaktadır. Ancak önemle belirtelim ki bu değerlendirme ve planlama, deneyim ve vizyon gerektiren bir çalışmadır.

Ameliyat öncesi planlama hasta memnuniyeti açısından da hekimin ne yapacağını bilmesi açısından da çok önemlidir. Bu sayede hastalar ameliyat sonrasında nasıl bir görünüme kavuşacağını görerek kendilerine yakışacak burun konusunda doktoru ile birlikte tartışabilir. Ek olarak cerrahın önceden yaptığı operasyonlarla ilgili öncesi sonrası fotoğraflara bakılarak doktorun tarzını anlayabilirler.



Profiloplasti cerrahisinde yapılacak değerlendirme için öncelikle hastanın hem karşıdan hem de profilden fotoğrafı çekilir. Daha sonra bu fotoğraf üzerinde programın da yardımıyla burnun büyüklüğü, genişliği ölçülür. Akabinde burnun alın, elmacık kemikleri, dudak, alt-üst çene ve boyun ile orantısı hesaplanarak hastanın yüzünde var olan diğer asimetrik alanlar değerlendirilir. Sonunda da hastaya nasıl bir görüntüye kavuşması beklendiği 3 boyutlu simülasyon ile sunulabilmektedir.



Amerika istatistik verilerine göre, burun estetiği ameliyatı, ABD’de yaşayan, 30 yaş altındaki kişilerden en fazla talep gören, en popüler estetik cerrahi uygulaması olduğunu gösteriyor. Türkiye’de de bu oran yaklaşık sayıda. Karmaşık ve çok yönlü olan burun estetiği cerrahisi, deneyimli bir plastik cerrah tarafından yapıldığında, hastalar 2 ile 7 gün içinde gündelik yaşamına dönebiliyor. Minimal bir alanda çalışıldığından neredeyse hiç ağrı yaşanmıyor. Burun estetiği ameliyatından sonra yaşanacak morluk ve şişkinlik, cerrahi işlemi yapan doktorun tecrübesiyle ve hastanın doktorun yönlendirmesini doğru şekilde uygulamasıyla minimum sürede atlatılıyor.



Burun şeklindeki değişiklikler, ameliyattan sonraki 6 ay boyunca yaşanması beklenen bir durum. Bu nedenle buruna yönelik çevrede yapılan yorumlardan etkilenmemek önem arz ediyor.



Plastik cerrahi uygulamalarında milimetrenin dörtte biri ölçüsünde yapılan hatalar bile belirgin asimetriler yaratabilir. Burun estetiği operasyonu sonucunda, yüzün görünümü dramatik biçimde değişebilir. Bu yüzden görüntüsünden memnun olmayan hastalar için burun estetiği operasyonuyla yüzün görünümünde oldukça büyük farklar yaratılabilinir.



Prof. Dr. Şükrü Yazar

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www.drsukruyazar.com

https://www.instagram.com/drsukruyazar

https://www.facebook.com/DrSukruYazar