Anne Yemeğimi Mutfağımızda Pişir, Mutfağımızda Yedir!



Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uyarıyor; obezite görülme yaşı “5” e kadar düştü…



Maalesef ki, bu durum çocuk beslenmesinde işlerin yolunda gitmediğini gösteriyor… Sebebi sizce ne?



Günümüz çevresel koşullarının uygunsuzluğuna, bir de besin sanayisinin ürettiği “albenisi çok ama faydası yok” besinler, türlü paketli gıdalar eklenince kaçınılmaz son kilo artışı- OBEZİTE- metabolik sendrom…



Hareket düzeyi kısıtlı olan (çünkü apartman çocuğu olmaya mahkum kılınıyorlar) veya sokakta oynama imkanı olmayan çocukların en büyük oyuncakları artık TEKNOLOJİK aletler… bütün oyunlar tabletlerin, telefonların, bilgisayarların içerisine girince sofralarda da onlar için yer açıldı, eyvah!



Aman çocuğum yeter ki yesin, aç kalmasın oyalayarak yedireyim, ama kendisi yemiyor ben ağzına besleyeyim, bir şeyler izlerse yiyor diyerek; üzgünüz anneler çocuklarınızın DOYMA hissi ile oynayıp onları obeziteye bir adım daha yaklaştırıyorsunuz.



NEDEN? Evet çocuğumuz ilgi odağı yemekten uzaklaştırılınca yiyor çünkü beyin fonksiyonları o ara izlediği ya da oynadığı ile meşgul. Yani yemek yediğini anlamıyor. Sonucunda doyup doymadığını anlamayan beyin ne verirsen ne kadar verirsen onu yiyor. ELVEDA beyindeki tokluk hissi.



Hoş Geldin Bilinçsiz İştah



Etrafı batırıyor, daha kendisi düzgün çatal kaşık tutamıyor diye ağzına beslediklerimiz de cabası. Eğer 1 yaş itibari ile yeme durumunu onun eline bırakmazsak ve 2 yaşından itibaren porsiyon bilinci oluşturmazsak; bilinçsiz tüketim sonucu iş yine yemeklerde iştahsızlığa, hazır paketli ürünleri veya dışarda yeme dürtüsünü arttırıyor.



Örneğin; kreş veya okul çağına kadar çocuklarımızı koruduk paketli ürünleri, doymuş yağ içeriği yüksek Fastfood besinleri vermedik. Okul çağında görsel farkındalığı artan çocuğunuz arkadaşlarından ve okul ortamından gördüğü farklı bu besinleri denemek isteyecektir. Bunun önüne geçmek için doğru besinlerle çocuğunuzu tanıştıran ilk siz olun.



Peki Şimdi Ne Yapacağız?



Okul ortamı için yapılacak olan en sağlıklı alternatif beslenme çantası. Tabi doğru besinlerle doldurulduğu sürece. Teneffüslerde yiyebileceği kuruyemiş, meyve, süt, yoğurt, ayran, anne keki, ev poğaçası gibi alternatifler çocuğunuzun fazladan kalori almasını engeller.

Oyun yaşındaki çocukları, park, arkadaş ortamı, komşu gezmesi gibi ortamlara tok göndermek onlara yapabileceğiniz en büyük iyilik. Tamamen sıfırlayamasak da dışarıdan gelen ikramları tüketmek isteme ve merak duygusu en aza inecek.

Olabilecek en küçük yaşta masada yemek yeme bilinci oluşturulan çocuğun obeziteye yakalanma riski azalıyor. Tabi ki doğru besinlerle. Anne ve baba sofrada anahtar nokta! Ebeveynlerin besin tüketimi ve seçimini gözlemleyen çocuk; anne babanın besin seçimini kendine örnek alıyor. Basitçe söylemek gerekirse, örneğin annesi peynir yemeyen, babası sebze sevmeyen çocuk bu besinlere karşı önyargı gösterebiliyor. Onlar yemiyorsa ben neden yiyim düşüncesinde oluyor.



Sonuç olarak mutfakta ailecek yenen ve teknolojik aletlerden uzak bir sofra düzeni çocuğunuzun doyma algısını şekillendirir. Böylece her yemeğin tadına bakabilen hatta istediğini seçip yiyen çocuk yemekten doymuş kalkar. Kendi doyduğunda bıraktığı ve zorlanmadığı sürece yemekten tatmin olur ve abur cubur arayışı son bulur…



Uzm. Dyt. Aslıhan Küçük

Beslenme ve Diyet Uzmanı

www.aslihankucuk.com

facebook.com/uzmdytaslihankucuk

instagram.com/uzmdytaslihankucuk