en önemli not:
blockchain, cryptocurrency gibi ifadelerinin birbirinden farklı şeyler olduğunu. temelinde birbirini sıkı sıkı bağlı olan teknolojiler.

1) blockchain (blok zinciri) nedir?

her bir verinin şifrelenmiş (hash) edilmiş halinin, ipe dizilmiş boncuk şekilde sıralamasıdır. her bir boncuk kendisinden önceki ve(ya) sonraki blokun kimliğini taşır. eğer bu blok en sonuncu ise yeni oluşturulan blokun bir öncesi olur. böylelikle boncuklar eklendikçe zincir ağırlaşır ve işlem ihtiyacı artar. çünkü saklanan verilerin ya da blok zincirinin büyümesi, yeniden işlenmesi gerekir. eğer blok zincirin ortasındaki bir verinin değişmesi gerekirse kendisi ve ondan önceki ya da sonraki blokunda işlenmesi şart koşulur. sonucunda bu blockchain dizilerinin, kopyalarında da aynı değişiklik yaşanması şarttır. yoksa o değişim kabul görmez ve yanlış kabul edilir.

öncelikle şunu belirteyim programlama terminolojisinde hash (karıştırma) ve encryption (şifreleme) kelimeleri birebir aynı şey demek değil ama işleyiş ve sonuç olarak aynı sonucu elde ederiz. genelde ufak farklara sahiptir ama sonuç olarak aynı noktaya varılır. şimdilik bu kadar yüzeysel bilmek yeterlidir.

blok zinciri, blok ve şifrelenmiş verinin (encrypted data) işleyiş mantığı:
şunu ifade etmem gerekir, bir blokun içindeki verilerin sıralanması da vardır. şuan atıyorum bir blok en fazla (maksimum) 1 mega bayt veri taşıması şart koyulmuşsa, o verinin için dolana kadar her türlü bilgiyi koyabilirsiniz. bir blokun içinde birden fazla şifrelenmiş veri koyulabilir. her bir şifrelenmiş veri, bir blok olmak zorunda değildir. bir blokun en fazla alabileceği boyut neyse, o boyut içinde bir veri saklayabilir. yani bir blok binlerce farklı veriye de sahip olabilir, tek bir veriye de. yani anlayacağınız, her bir blok demek illa ki tek bir şifrelenmiş veriye sahip olması şart koyulmaz. her bir yeni işlem (sonucunda onu tapusu ya da ispatı olan veri oluşturur) bir blok içine, kendince sığabilecek boyutta ise ona işlenir, değilse bir sonraki oluşacak bir blok için sıraya geçer. böylelikle sürekli olarak bloklar alabileceği maksimum şifrelenmiş veriye sahip olmaya çalışılır. zamanla oluşan bloklar birbirine blok kimlikleri (block id) ile bağlanır. bunun sonunda ipe dizilmiş boncuk gibi bloklar, blok zinciri oluşturur. şimdilik bu kadar işleyiş mantığı yeterli. zaten uzun bir yazı olacak ve her detayı en azından açıklamaya çalışacağım.

şimdi şu yıldız (*) işareti blok olsun. blokun içinde kendisinden önceki ve sonraki zincirin blok kimlik numarasını belirtiyor. bu blokları peş peşe dizelim.
[ * * * * * ] şeklinde zincir oluştu.

ben 2. sıradaki bloku değiştirdim. değişmiş hali artı (+) karakteri olsun. şuan bu dizi şu şekli aldı:
[* + * * *]

bu durumda bu değişim yüzünden blok bozuldu. bunu düzeltmek için mecburen tüm zincir güncellenmek zorunda kaldım. böylelikle yeni zincir şu şekli aldı:
[+ + + + +]

anlayacağınız gibi bir zincirdeki bir blokun değişmesi o zincirin komple değişmesini şart koydu. eğer farklı şekilde bir birine bağlanmış bloklar olsaydı farklı şekilde güncellenecekti. iş biraz daha karmaşık hale geliyor ama anlatmak zorunda hissettim. eğer her blok kendinden öncekinin blok kimlik numarasını taşımış olsaydı nasıl olurdu? ifade etmek istediğim bloklar sadece bağlanma olarak önceki blokun kimlik numarası üzerinden sıralansaydı. bu durumda aynı örnek üzerinde gitseydik ne olur izah edeyim.

zincirin ilk hali:
[ * * * * * ]
ben bu sefer üçüncü blokun verisini değiştirdim.
değişmiş hali:
[ * * + * * ]
biz biliyoruz ki kimlikler bir öncekine bağlı. bu durumda değişen 3. blokun kimlik numarası değişti. bu yüzden yapmam gereken kendisinden sonra gelen blokları güncelleme sonrası şu şekilde son halini alır:
[ * * + + + ]

tabi blok kendisinden sonrakinin kimlik numarasını tutsaydı bu sefer tersten işleyecekti. ama genelde zincirleme de kendinden öncekinin kimliğini ya da adresini tutmak daha mantıklıdır.

şimdi elimizde şöyle bir tane blok zinciri var. bu zincir altı(6) bloka sahip olsun.
örneğin: [ * * * * * * ]
burada anlatmak istediğim şey ise bu zincirlerin kaç tane kopyası var. bu konuda sınır yok. ne kadar farklı ellerde olursa güvenliği artan bir sistem. eğer bir kişi tüm blok zincirlerinin yarısından fazlasına sahip olsaydı istediği şekilde değiştirir, istediği şekilde manipülasyon yapabilirdi. bu yüzden blockchain sistemlerinde ne kadar fazla işlem birimi farklılığı o kadar fazla güvenlik gösterir. bu demektir ki güvenliği artıran temel şeyin, aynı verilerin birden fazla kopyasının dünya üzerinde dağıtılması, dağıtılan verilerin ise farklı ellerde de olsa işlem sırasında bir birilerine iletişim kurması gerekir. şimdi örnekle anlatayım. çünkü bu kısım çok önemli;

elimizde bir blok zinciri olsun. bu sefer bu bloklar bir birinden farklı olduğu için farklı karakterler kullanayım. çünkü bu sefer önemli olan blokların güvenliği.
[ a b c d e f g ]
şeklinde yedi(7) tane bloka sahip bir blok zinciri görüyoruz. her bir blokun bir birinden farklı olduğunu göstermek amacıyla farklı harfler kullandım.

şimdi elimizde toplam dört tane kişi var. bunlar; ali, veli, mehmet, ayşe olsun. tabi bu olay kişilerin elinde değil pool adını verdiğimiz havuzlarda ama biz kişi diyerekten işi basite indirelim.

bir gün bir kullanıcı kendi zincirdeki sahip olduğu blokun verinin içini değiştirdi. mesela evinin tapusunu bu blok zinciri içinde 'e' blokunun içinde şifrelenmiş şekilde tutuyor. evi sattı ve tabu bir başka kişinin adına geçti. bunu ispat etmek ya da bu değişimin kabul görmesini sağlamak zorunda. normalde bir tabu değişimde tapunun kayıtlı olduğu belediyeye gidip, resmi olarak bir kaç şahitle birlikte tapu işlemi yapılır ve belediyenin dosyalarının içine güncelleşmiş şekilde varlığını devam ettirir. bu şekilde resmi olarak tapunun sahibi yeni biri olur. bu blok zincirinde şahitler ise tamamen bu zincire bağlı kişiler (havuzlardır). blok zincirinde ise bir merkez bulunmamaktadır. böylelikle witness (tanık, şahit) dediğimiz sistem devreye girer. zaten blok zincirinin temel farklılığı dünyada bir merkezi asla bulunmamaktadır. gerçek dünyada belediyenin veri merkezine girip istediğimiz gibi değiştirirsek, onu gerçek veri olmadığını ispat etmek bir ton hukuki işlem gerektirir. tabi bunun olma ihtimali çok düşük, oldumu da devletin kılıcı pekte keskindir...

işte anlatmaya devam edelim. bu blok zincirinde 'e' bloku değişime uğradı. ali, veli, mehmet, ayşe havuzları bu değişime tanıklık etmek zorunda. ali, veli, ayşe dedi ki ben tanıklık ediyorum. bu 'e' blokunda ki değişimi kabul ediyorum. bu sefer ali, veli, ayşe'deki kopya zincirler yukarıda uzun uzun anlattığım işlemlere girişip, blok zincirini güncelleyecek. mehmet havuzu ise akşamdan kalma, baktı işlem onay gerektiriyor, ama toplam dört(4) kişilik tanıklıkta, üç(3) kişi değişimi kabul etmiş. oda mecburen evet bende değişimi kabul ediyorum diyerekten ali, veli, ayşe'nin yaptığı güncellemeyi taklit ederek sonradan tanıklık edip kendi sahip olduğu blok zincirini güncelliyor. işte böylelikle 'e' blokunun içinde bulunan tapu verileri güncellenmiş ve resmi bir hale almış oldu.

şimdi aklınıza bir çok ihtimal doğdu. ya mehmet kabul etmeseydi ne olurdu? ali ve ayşe değişimi kabul edip, veli ve mehmet değişimi ret etseydi neler gerçekleşirdi. işte zurnanın zırt dediği yer burası. ifade etmek gerekir ki böyle bir şeyin gerçekleşmesini kimse istemez. bu sistemlerde kabul etme yönelimlidir. çünkü bir tane zincir bloku farklı bir yol izlemeye çalışırsa, sistem (çoğunluk sahibi) direk onu ötekileştirir ve sonucunda o ötekileşen blok zinciri öksüz kalır. işte tüm sebeplerden dolayı kabul etme çok büyük önem sarf eder. bitcoin 1 ağustos geçirdi ve en önemli şeyin fikir birliği olduğu görüldü. sadece çok ufak bir grup (yaklaşık %10'a yakın veya daha az etkiye sahip) değişimi ret edince, bir anda bitcoin zinciri fork(çatallanma) geçirdi. eğer bu oran yarı yarıya olsaydı kıyamet kopmayacağının garantisini kimse veremezdi. bitcoin (btc) ve bitcoin cash(bch) olarak bir noktaya kadar aynı zincirle devam eden blok zinciri bir anda iki yola sapmış oldu.
örnek bir çatallanma. tabi bu çok basit bir örnek. eğer 1 ağustos tam bir kaosa evrilseydi o zaman çok karışık çatallanmalara girebilirdi. ortak fikir, bitcoinler değer kaybetmesin, aynı değerde devam etmesi oldu. tabi ortak çıkar, gücü bir noktada toplar.

şimdi diğer konulara geçelim;

blok zinciri geleceğin teknolojisi olur mu bilmem ama bu günün en ilgi çekici veri saklama yöntemi. eğer insanlar çok değerli verilerini, şifrelenmiş şekilde birden fazla sunucuda saklama ihtiyacı duyarsan, o zaman
blockchain kazanır. şunu ifade etmek gerekir, yukarıda anlatmak istediğim en basit kısmı. burada tonlarca bilgi versem bir anlamı yok. teknoloji sürekli gelişip değişiyor, sürekli yeni algoritmalar deneniyor. bazı dijital para birimlerinde blok ödülü (bir blok komple kazınınca elde edilen dijital para) sürekli azalırken bazılarında sabit kalabilir, zorluk seviyesi buna göre değişebilir. bunun ortak amacı enflasyonu dengede tutmaktır. eğer bir anda piyasaya çok fazla o dijital para sürülürse, doğal olarak değeri çok fazla düşüp, kazmanın zarar getirebilir. bu yüzünden sürekli zorluk seviyesini sistem kendi kendine ayarlayarak, o dijital para biriminin değerini koruması ya da arttırması sağlanır.

şunu asla unutmayın!
bir dijital paranın değerini arttıran ya da azaltan temel etken, o dijital paranın insanlardan gördüğü arz talep ilişkisi ile bağlıdır.

her dijital para bir birinden ayrılacak o kadar fazla temel nitelikler var ki anlatmak istesem buraya bir ton yazı yazılır. temelde anlamamız gereken şeyin, bir dijital para, blok zinciri teknolojisi üstünde yükselen bir ürün. bu ürün insanlar tarafında arz talep görüp, ortak takas (exchange) birimi olarak kullanmak. blok zinciri teknolojisini farklı şekillerde de kullanabilirsin. tüm türkiye'nin veritabanını bu sisteme aktarabilir, her vatandaşın dijital verilerini çok yüksek seviyede şifreleyip, işleyebilir. bu işleyen bilgisayarlara işledikleri bloklar oranında bir dijital para ödülü verilebilir. böylelikle devlet kendi elinde dijital para birimi yaratıp, ağır işlemler için bilgisayar çiftliği kurabilir. bunu bilim adamları içinde kullanabilirsin. tonlarca işlemleri bu sisteme adapte edip, işleyen her işlem birimine bir blokta işlediği veri kadar, dijital para verilebilir. bunu yapan yazılımlar ve para karşılığı çok fazla işlem gücü gerektiren işlemleri para karşılığı yaptırabilir. işte en başından beri ifade edilmesi gereken şey budur. blok zinciri teknolojisi öyle basit bir şey değildir. geleceğin teknolojisi olma ihtiyacı ise bilgisayarların işlem gücünün inanılmaz artması, bunla beraber işlem gereksinimlerinin inanılmaz artmasıyla örtüşür.

buraya kadar okuduysanız bundan sonrası bilgi olarak pek bir şey katmaz. bundan sonrası benim fikirlerim öncelikli. tekrar edici bilgiler barındırır.
yatırım tavsiyesi değildir.

tüm bunca şeye rağmen benim aklıma yatmayan bir kaç noktası var. adamın biri çıkıyor ve şeytanın aklına gelmeyecek bir şeyi ortaya koyuyor. daha sonra süper hızda yayılıyor. çinliler milyon dolarlık sunucu çiftlikleri, meraklı tekil şahıslar kendine ufak sunucular oluşturuyor. herkes halinden memnun ve bitcoin üstüne bitcoin elde ediyorlar. blok zincirinden bahsettik ama bir şeyler hala eksik. geleceğin teknolojisi olduğu apaçık ortada iken nedense bir şeylerin ters olduğunu düşünüyorum.

1) bilim adamları bir gün oturmuş ve o devasa formülleri hesaplanmasının çok maliyetli olacağını fark etmişler. daha sonra sunucu kurmak yerine bu hesaplamaları yüksek güvenlik standartları içinde dünyaya yayılmış işlem güçlerine dağıtalım. karşılık olarak onlara sanal (dijital) para verelim demişler.

yorumum: zaten bahsettik, oldukça mantıklı bir yöntem. hali hazırda bu derece büyük hesaplamaları sunucu çiftliklerinde yapmanın maliyeti çok büyük. bunun yerine arz talep kuralı ile çalışan, maliyeti sıfıra yakın bir yöntem. çünkü sistem kendi kendine para üretiyor. elektriği, işlem birimlerini kazıcılar üstleniyor ve ödül olarak coin kazanıyor.

2) kirli işlerin kralları block chain sayesinde darknet, deep web içinde rahat para aktarımı.

yorumum: yok. bunu herkes görmezden geliyor ama neyse.

3) çin'in, amerikan dolarını etkisizleştirme çabası.

çin, amerikan dolarının yerini alacak bir para birimine ihtiyacı var. eğer kendi para birimini dünyaya yayarsa enflasyona uğrama ihtimali tavan eder. çünkü dünyaya para yaymak, bir anda geri tepmesiyle kendi kendini bitirebilirsin, eğer o paranın kontrolünü kaybedersen toplamak zorundasın, kendi piyasaya giren taze paraların piyasanın dengesini bozar ve enflasyon ihtimali oluşur. ikinci çözüm ise faizleri artırıp paraların bankalara girmesini sağlayıp, dolaşımda ki parayı azaltmak olur. bunun farkında olan çin, kendi para birimini zora sokmayacak bir yöntem buldu. eğer dolardan daha işlevsel, hızlı ve kabul edilebilir bir para birimi oluşturulursa o zaman doların yerini alır. böylece çin kendi para birimini riske atmadan minimum zararla dolar yerine bir para birimi geliştirmiş olur. çin'de enerjinin düşük fiyatta olması, tüm dünyanın fabrikası olması, giderlerin düşük, gelirin yüksek olmasıyla beraber müthiş bir atılım gerçekleştirdi.

yani özetlemek gerekirse, dünyada artık değişime ihtiyaç duyuyor. devlet bazlı ekonomik krizleri istemiyor. abd bir sıkıntı çekiyor, dünya etkileniyor. işte bu sorunu çözmek için kökünden yok etmek istiyorlar. eğer abd bir sıkıntı olursa dijital para dünyanın diğer yerlerinde dengede dururken abd'de uzaya gidebilir. böylelikle bir para birimin gücünü, dünyada izole etmiş oluruz. çünkü abd dolarının efendisi abd'dir! eğer bu dijital para olsaydı efendileri değil kullanıcıları olacaktır. eğer riskleri azaltmak istiyorsan yaymak en mantıklısıdır. işte böylelikle dünya riskleri azaltmak için para birimlerinin adedini arttırıp riski azaltıyor.